Çiçek Perisi Masalı

Last modified date

Comment: 1

Değerli okurlarımız, en güzel çocuk masallarını barındıran sitemizde bugünkü masalımız peri masalları arasında ki Çiçek Perisi Masalı. Çiçek Perisi Masalı gibi masallardan sizlere en iyi masallar sunmamız için lütfen masallarımızı yorumlarınızla değerlendirin.      

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde sihirli bir memleket varmış. Kaf Dağı’nın aşılmaz patikalarıyla, türlü tehlikeli varlıkların koruduğu bir ülkeymiş burası. Tehlikeli dediğime bakmayın, bu varlıklar sadece ülkeyi kötülüklerden korurken canavarlaşırmış, aslında köpek yavrusu kadar sevecenlermiş. Bu memlekette çeşit çeşit sihirli canlı varmış. Devler, cinler, ejderhalar,

Çiçek Perisi Pin

Anka kuşları, periler sadece burada yaşayanlardan birkaçıymış. Burada yaşayan çok sevimli bir çiçek perisi varmış, adı Pin’miş.

Pin tüm gün çiçekten çiçeğe dolaşır onlarla sohbet eder yeni çıkan tomurcuklar ile oyun oynarmış. Bu mutlu ülkede ne hastalık ne de üzüntü varmış, bunu sağlayan şey ülkenin her yerini dolaşan sihirli nehirmiş. Sihirli nehrin içindeki balıklar keyifle yüzer, hayatın tadını çıkarırlarmış. Pin bazen nehirdeki balıklarla yarış yapar,  yorulana kadar oyuna devam edermiş.

Pin’in bu ülkedeki görevi canı sıkılan çiçekleri eğlendirmekmiş. Pin her gün görevini seve seve yerine getirir, zaten kötülük ve hüzün olmayan bu ülkede işini kolaylıkla yaparmış. Pin’in en sevdiği şeylerden biri, tohumları yüzünden başı kaşınan Karahindiba  çiçeklerini üfleyerek hem onları kaşır, hem de uçuşan tohumlarla kendine paraşüt yapıp uçarmış.

cicek-perisi-masali
Çiçek Perisi Masalı

Diğer peri arkadaşları ile de vakit geçirmekten çok hoşlanırmış. Çiçek polenlerinden yaptıkları çaylarla sohbet etmeye bayılırmış. Zaman böyle dertsiz akıp giderken, bir gün ülkenin kraliçesi herkesi acil olarak sarayına çağırmış. Kraliçenin ulaklardan duyduğuna göre, sihirli nehrin kaynağında bir sorun varmış ve bu sorun çözülmezse ülkelerinin çok büyük tehlike altında olduğunu söylemiş.  İşin kötü tarafı, bu sorunun ne olduğunu ve çözümünü bilmiyor olmalarıymış. Küçük periler korkuyla hep bir ağızdan “Yoksa ölecek miyiz?” diye bağırışmışlar.  Kraliçe soğukkanlılıkla onlara cevap vermiş; ” Sakin olun küçük periler, elbet bir yolunu bulacağız.”

Zaman geçtikçe ülkedekilerin endişesi artmaya başlamış. Verimli topraklar gittikçe mutsuzlaşıyor, her geçen dün çiçekler kendini daha da kötü hissetmeye başlıyorlarmış.

Çiçek Perisi Pin Üzgünmüş

Çicek Perisi Pin bu duruma en çok üzülenlerden biriymiş.  Arkadaşları eskisi kadar neşeli, eskisi kadar hayat dolu değillermiş. Bu durumu değiştirmeye Pin’in elinden hiçbir şey gelmiyormuş.

Çok geçmeden o kara gün gelip çatmış. Sihirli nehrin suyu artık bulanık akıyormuş. Hiçbir sihirli toz, hiçbir mucizevi iksir sihirli nehri tedavi edememiş. Bu sudan beslenen bitkiler, nehirden sonra hastalanmaya başlamışlar. Pin artık dayanamayıp,  en sevdiği çiçek arkadaşının başucunda ağlamış. Gözyaşının döküldüğü çiçek, başını kaldırıp Pin’e bakmış. ” Ne olur kurtar beni. Bunu sadece sen yapabilirsin.” demiş. Pin şaşırmış. Küçücük bir peri nasıl tüm ülkeyi kurtarabilirmiş? Kim bu düşüncelerin eşliğinde bir karar vermiş, sihirli nehrin kaynağına gidip, bu sorunu çözecekmiş.

Son kalan gücüyle hazırlanıp yola çıkmış. Yolda ülkeyi koruyan yaratıklarla selamlaşmış, o kudretli varlıkların bile ne kadar zayıfladığını görünce durumun ciddiyetini anlamış. Sonunda kaynağa gelmiş. Kaynak karanlık ve pis kokan bir yere dönüşmüş. Pin ne yapacağını bilmeden bir taşa oturup, düşünmeye başlamış. Taşa oturur oturmaz, bir çığlık kopmuş. ” Sonunda beni buldunuz! Biri beni buldu!”. Pin bu sesin sahibini tanıyormuş, bu sihirli nehrin temizlik ciniymiş. Temizlik yaparken üstüne yuvarlanan taş onu sıkıştırmış. Bu cinin sadece temizlik gücü olduğu için, taşı yerinden oynatamamış ve kapana kısılmış. Günlerdir birinin gelip onu kurtarmasını bekliyormuş. Pin hemen taşı, son sihriyle kaldırmış. Kurtulan temizlik cini, koşup ona sarılmış. İlk iş nehri temizlemişler. Sonra gidip kraliçeye olanları anlatmışlar. Kraliçe Pin’e cesaretinden dolayı Baş peri unvanını vermiş. Bir daha bu ülkeye hastalık ve üzüntü uğramamış.

Bir Önceki Masalımız Keloğlan Ve Büyük Labirent Masalı

Diğer Çocuk Masallarımız

Çocuk Masalları Kısa

Share

1 Response

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post comment