Category: Keloğlan Masalları

Keloğlan’ın Düdüğü

Masal masal içinde bizim Keloğlan varmış bu masalın içinde! Keloğlan sıcak bir yaz günü arkadaşlarıyla birlikte evlerinin yakınındaki bir tarlada top oynuyormuş. Sıcaktan yanıp kavrulan Keloğlan yanında götürdüğü bir küp soğuk ayranı arkadaşlarına da ikram ederek kana kana içmiş. Oyunlarına devam eden Keloğlan ve arkadaşları yukarıdan gelen çocuğun çaldığı düdüğü duyunca bir anda oyunu durdurup çocuğun yanına gitmişler. Keloğlan çocuğa...

Padişah’ın Kayıp Kavuğu

Padişah’ın Kayıp Kavuğu Günlerden bir gün ülkenin her yerinde padişahın askerleri ile birlikte dolaşan tellallar halka padişahın kavuğunun kaydolduğunu haber vermek için köşe bucak geziyormuş.Tellal şöyle bağırmış: -“Duyduk duymadık demeyin!Padişahın kavuğu kaybolmuştur.Bulan kişi 100 altın ile ödüllendirilecektir.”Tam o sırada Keloğlan tellalın söylediklerine kulak kabartmış ve koşarak anasının yanına gitmiş.Anası da o anda kan ter içinde tarlada uğraşıyormuş.Keloğlan soluk soluğa: -“Ana...

Keloğlan ile Demirci

Keloğlan ile Demirci Bir varmış bir yokmuş anasına göre aklı evvel Keloğlan bahçede bir dal parçasıyla toprağa bir şeyler çizip duruyormuş. Anası Keloğlan’ın boş boş oyalandığını görünce sinirlenip Keloğlan’a şöyle demiş: -“A benim Keloğlum! Elin ne zaman ekmek tutacak senin? Bundan böyle kasabaya gidip birinden iş öğrenecek ve onun yanında çalışacaksın. ”Bu sözleri duyan Keloğlan tarladaki domates gibi kızarmış. Anasına dönerek: -“Anacığım...

Konuşan Eşek

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde çok uzaklarda bir köyde Keloğlan ve anası kendi yağlarında kavrulur, geçinir giderlermiş. Günlerden bir gün Keloğlan kel başını önüne eğip kara kara düşünürmüş. Zengin olma hayalleriyle yanıp tutuşurmuş. Keşke benim de sırça köşküm olsa anamı da saraylarda yaşatırdım dermiş. Bizim garip Keloğlan’ın bir de yanına yoldaş ettiği bir eşeği varmış. Her gün eşeği ile yollara düşerek...

Keloğlan ve Balık Masalı

Bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken “İmdaaat, beni kurtarın!” diye bir ses duyar. Sağına soluna bakar kimseleri göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık “İmdaat beni kurtarın!” diye bağırıyor. Meğerse balık yanlışıkla taşlara zıplamış da oradan çıkamamış. Kendini suya atacak birisi duysun diye bağırıyormuş, Keloğlan balığı suya atar. Balık:...