Keloğlan Ve Şifa Çiçeği Masalı

Last modified date

Comment: 1

Değerli okurlarımız, en güzel çocuk masallarını barındıran sitemizde bugünkü masalımız keloğlan masalları arasında ki Keloğlan Ve Şifa Çiçeği Masalı. Keloğlan Ve Şifa Çiçeği Masalı gibi masallardan sizlere en iyi masallar sunmamız için lütfen masallarımızı yorumlarınızla değerlendirin.

Evvel zaman içinde kalbur saman içinde memleketin birinde bir Keloğlan ile annesi yaşarmış.  Zaman geçtikçe Keloğlan büyümüş delikanlı olmuş, annesi de yaşlanmış güçten düşmüş. Keloğlan artık bütün işleri tek başına yapmak zorundaymış. Biraz zorlansa da her işin altından alnımın akıyla kalkabilmiş. Annesi sağlıklı olduktan sonra bu zorlukların hiçbir önemi yokmuş. Ama mutlulukları uzun sürmemiş ,bir gün Keloğlan’ın annesi hastalanmış.

Keloğlan Annesi İçin Şifa Çiçeği

            Keloğlan annesi için memleketin dört bir yanından getirdiği hekimlere annesini muayene ettirmiş. Annesi günden güne solarken bir hekim hastalığın sebebini de çaresini de bulmuş. Keloğlan’ı yanına çağırıp, şu sözleri etmiş; ” Ah Keloğlan biliyorum çok üzülüyorsun. Fakat annenin iyileşebilmesi için şifa çiçeği denen bir bitkiye ihtiyacım var. Bu çiçek olmadan ne ilaç yapabilir ne de annenin tedavi edebilirim.” Keloğlan heyecanla atılmış. “Neredeymiş o çiçek? Hemen bulup getireyim önüne sereyim Hekimim.” Hekim duraklamış.  ” Çiçeğe ulaşmak o kadar kolay olsa biz çoktan ilacını yapmış anneni kurtarmıştık bile.

Ne yazık ki öyle değil. Çiçek yıllar önce bu topraklarda bereketli bir şekilde yetişirdi. Ama kötü niyetli insanlar çiçeklerin büyümesine izin vermeden, hor kullanarak çiçeğin soyunu tükettiler. Şifa çiçeği artık sadece Kaf dağı’nın eteklerindeki bir mağarada yetişiyormuş.

keloglan-ve-sifa-cicegi-masali
Keloğlan Ve Şifa Çiçeği Masalı

Yol çok tehlikeli ve ıssız olduğu için, insanlar çiçeğe bir daha yaklaşmasın diye oraya kaçtığını söylerler. Gidip o çiçeği getirebilir misin? Annenin tek çaresi bu.” Keloğlan düşünmüş taşınmış. Hastanesi’nin tek başına bırakıp gitmek istemiyormuş ama burada kalsa elinden hiçbir şey gelmezmiş. Yola koyulmaya karar vermiş. Çantasını hazırlayıp annesi ile vedalaşmış.

Keloğlan Şifa Çiçeğini Aramaya Koyulmuş       

   Keloğlan Şifa Çiçeğini Aramaya Koyulmuş. Uzunca yürüdükten sonra ufukta Kaf dağını görmüş. “İşte şimdi başlıyor, her tehlikeye hazırlıklı olmalıyım.” demiş. Yolda biraz ilerleyince  üç başlı kızgın bir köpekle karşılaşmış. Köpek oraya buraya durmadan saldırıyor sanki gözü hiçbir şey görmüyormuş. Keloğlan köpek onu görmeden gizlice bir kayanın ardına saklanıp onu gözlemlemiş. Fark etmiş ki köpek kötü olduğu için değil ayağına batan kıymık yüzünden nedensizce saldırıyormuş. Köpeğin çektiği acı yüzünden gözü bir şey görmüyormuş. Keloğlan kararını verip köpeğin karşısına dikilmiş. Köpek çektiği acıdan onu fark etmemiş bile.

Keloğlan hızlıca köpeğin dev  patisinin yanına gidip kıymığı bir çekişte çıkarmış. Köpek çektiği acının dinmesi ile hemen patisine bakmış, Keloğlan’ı görmüş. “Her kimsen sana teşekkür ederim. Patime batan kıymık yüzünden çok acı çektim. Ama kimse benim acı yüzünden bağırdığını anlamadı, benden korkup kaçtılar, sen ise cesaretle kıymığı çıkarıp aldın. Sen beni acıdan kurtardın ben de sana yardım etmek isterim. Senin için yapabileceğim bir şey var mı?”. Keloğlan, “Ben sadece sana yardım etmek istedim, acıdan saldırdığını anlamıştım. Annem için şifa çiçeğini aramaya geldim,  nerede olduğunu biliyor musun?” Üç başlı köpek hemen şifa çiçeğinin nerede olduğunu söylemiş.

               Keloğlan tekrar yola koyulmuş. Keloğlan şifa çiçeğinin bulunduğu mağaraya gelmiş, içeride zarif bembeyaz bir çiçeğin durduğunu görmüş. Ama fark etmiş ki gerçekten sadece bir çiçek var. Eğer onu da koparırsa soyu tükenecekmiş bu çiçeğin.  Keloğlan üzgün bir şekilde söylenmiş. “Annem için bu çiçeğe ihtiyacım var. Ama onu koparırsam da soyu tükenecek,  bunu yapamam. Belki de hekimler yeni bir ilaç bulurlar.”  Keloğlan bir umut yeniden köyüne dönecekken arkasından ince bir ses gelmiş. Şifa çiçeği,  “Seni tebrik ederim Keloğlan, merhametinle gönlümü aldın. Gerçekten ihtiyacın olmasına rağmen beni koparmadın. Al bu sana hediyemdir. ” diyerek başını eğip özünü akıtmış. Keloğlan gördüklerine inanamamış, hemen çiçeğe teşekkür edip yola koyulmuş. Merhameti sayesinde hem annesi kurtulmuş, hem de şifa çiçeğinin soyu tükenmemiş.

Diğer Keloğlan Masallarımızı Okuyabilirsiniz.

Share

1 Response

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Post comment