Tilki ile Üzümler Masalı

Çok acıkmış olan bir tilki, gizlice bir bağa girmiş; çok yüksek bir asmadan sarkan olgunlaşmış üzüm salkımları aklını çelmiş. Bu pek lezzetli ve tatlı salkımlardan bir kaç tane yiyebilmek için var gücüyle sıçramış, zıplamış, ama hiç bir salkıma ulaşamamış. Sonunda yenilgiyi kabul etmek zorunda kalmış; vazgeçerek kendi kendisine mırıldanmış: “Ne fark eder ki? Bu üzümlerin hepsi de koruk(olgunlaşmamış üzüm) zaten,...

Yorgan Bitti Kavga Bitti

Nasreddin Hoca, bir kış günü, gece yarısı, kapısının önünde bir gürültü duymuş. Soğuktan dolayı yorganını da sırtına alarak dışarı çıkmış. Birkaç kişinin kavga ettiğini görmüş. Hemen yorganını bir kenara bırakarak onları ayırmaya girişmiş. Bu arada açıkgözün birisi, Nasreddin Hoca’nın yorganını çalıp kaçmış. Hemen sonra Hoca’nın da gayretleriyle kavga bitmiş, taraflar barışmış. Ama Nasreddin Hoca, evine yorgansız dönmüş. Karısı: – Kavga...

Kazan Doğurdu

Bir gün Hoca, komşusundan bir kazan ister, işini bitirince kazanın içine küçük bir tencere koyup geri iade eder. Komşusu merakla bu küçük kazanı sorunca da, Hoca cevap verir: –Müjde! Kazanınız doğurdu. Bu haber komşusunun hoşuna gider. –”Pekala!” diyerek tencereyi kabullenir. Hoca yine bir gün komşusundan kazanı ister. Alır ama bu sefer iade etmez. Sahibi bir süre bekler. Kazanın gelmediğini görünce, Hocanın...

Sıraya Riayet Edin

Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Bir gün Hz. Resulullah (s.a.v) ayaklarının üzerine yorgan örtmüş ve istirahata çekilmişti. Bu arada Hasan su istedi. Resullullah (s.a.v) hemen yerinden fırladı ve devemizden bir kaba biraz süt sağıp onu Hasan’a (a.s) verdi. Bunu gören Hüseyin (a.s) yerinden fırlayıp sütü almak istedi. Ama Resulullah (s.a.v) ona mani olup sütü Hasan’a verdi. Bu arada durumu seyretmekte...

Eşek ile Çekirge Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzun uzun zamanlar önce, tarlaların birinde bir eşek varmış ot yer yaşarmış. Arada bir anırır, tarladakilerin kulaklarını ağrıtırmış. Öyle keyifli, öyle kendinden eminmiş ki… Fakat bir gün hayatından memnun olmadığına karar vermiş. Anırdığı zaman tarladaki herkes kulaklarını kapatıyor , o sussun diye önüne ot koyuyorlarmış. Ne yapmalı da bu sesi...

Kurt ile Leylek Masalı

Bir varmış bir yokmuş, ormanın birinde yaşayan uyanık mı uyanık bir kurt varmış.Bir gün yerde gördüğü ne olduğunu bilmediği bir kemik parçasını yiyeyim derken kemik boğazına takılmış. Ne yapmışsa, ne etmişse boğazındaki kemik parçasını çıkaramamış. Nefes alırken bile güçlük çekiyormuş. Ormandaki hastalarla ilgilenen her hayvanın derdiyle ilgilenen yardımsever Leylek gelmiş aklına:“Gideyim de Yardımsever Leylek çıkarsın kemiği, çıkarsa çıkarsa bir o...

Tilki ile Oduncu Masalı

Tilkinin biri, arkasına düşen avcılardan kurtulayım derken karşısına bir oduncu çıkmış: “Bir yer göster de saklanayım!” diye ona yalvarmış. Oduncu: “Benim kulübeye gir, orada görmezler seni” demiş. Az sonra avcılar gelmiş, oduncuya: “Buralarda bir tilki görmedin mi?” diye sormuşlar. Oduncu ağzıyla: “Görmedim!” dermiş, ama bir yandan da eliyle işaret edip hayvanın nereye saklandığını gösterirmiş. Avcılar oduncunun dediğini duymuş, eline bakmamışlar.Tilki...

Tarla Faresi ile Kent Faresi Masalı

Bir tarla faresi bir ev faresiyle ahbap olmuş, bir gün birlikte yemeğe çağırmış. Ev faresi gelmiş, ama bakmış ki ot ile buğdaydan başka bir yiyecek yok.Hoşnut olmamış. Tarla faresine: “Be dostum! bu senin yaşamana karınca gibi yaşamak derler. Ben ise, önümdeki önümde, ardımdaki ardımda, bolluk içinde yaşarım. Sen benimle gel, bizim evdekileri paylaşır, ikimiz de mis gibi geçiniriz.” demiş. İkisi...

Yurdumun toprağı temizdir

Birleşik Krallık Kralı Edward İstanbu’a geldiği zaman, yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı’na yanaşır. Atatürk de rıhtımda onu beklemektedir. Deniz dalgalı olduğundan, kralın bindiği motor, sürekli inip çıkmaktadır. İmparator rıhtıma çıkmak istediği bir sırada, eli yere değerek tozlanır. O sırada Atatürk elini uzatmış bulunduğundan, kral da ona elini uzatmadan önce mendiline silmek ister. Ama Atatürk hemen devreye girer ve: ”Yurdumun...

Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin

Bahçe mimarı Mevlüt Baysal anlatıyor: Atatürk’ün Çankaya Köşkü’ndeki bahçesini yapıyordum. Bir gün Atatürk, yaveri ve ben bahçede dolaşıyorduk. Çok ihtiyar ve geniş bir ağacın Atatürk’ün geçeceği yolu kapadığını gördük. Ağacın bir yanı dik bir sırt,diğer yanı suyu çekilmiş bir havuzdu. Atatürk,havuz etrafındaki kısma yaslanarak karşı tarafa geçti. Derhal atıldım: ”Emrederseniz derhal keselim Paşam.” Bir an yüzüme baktı, sonra: ”Sen hayatında böyle...