Keloğlan ve Balık Masalı

Bir gün Keloğlan odun kesmek için ormanın yolunu tutar. Giderken “İmdaaat, beni kurtarın!” diye bir ses duyar. Sağına soluna bakar kimseleri göremez. Aynı sesi tekrar duyar. Bakınırken bir de ne görsün! Toprağın üstünde bir balık “İmdaat beni kurtarın!” diye bağırıyor. Meğerse balık yanlışıkla taşlara zıplamış da oradan çıkamamış. Kendini suya atacak birisi duysun diye bağırıyormuş, Keloğlan balığı suya atar. Balık:...

Rahmet Etmeyene Rahmolunmaz

Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (s.a.v)’ın huzurunda bulunuyorduk. Bu arada Hazret durmadan henüz küçük yaşta olan Hasan ve Hüseyin’i öpüyordu. Hazret’in bu hareketini gören Uyeyne: “Ya Resulullah (s.a.v), benim on çocuğum vardır. Ben şimdiye kadar onların hiçbirini asla öpmemişim” dedi. Hazret bu sözü duyunca çok sinirlendi, öyle ki yüzünün rengi değişti ve: “ Kim rahmetmezse, ona rahmolunmaz; eğer Allah rahmeti...

Ye Kürküm Ye

Akşehir’in önde gelenleri Hoca’yı yemeğe davet etmişler. Hoca da nerden bilsin; davete, günlük kıyafetiyle katılmış. Katılmış ama ne hoş geldin, ne sefa getirdin diyen var. Herkes, allı pullu şık kıyafetlilere el pençe duruyormuş. Hoca, bir koşu evine giderek, sandıktaki yadigar işlemeli kürkünü giyip yemeğe geri dönmüş. Az evvel hoş geldin bile demeyenler, önünde yerlere kadar eğilmişler. Hoca’yı, yere göğe sığdıramayıp...

Ya Tutarsa

Bazı insanlar olması güç istekleri uğruna zamanlarını harcarlar. Nasrettin Hoca’da bu konuda nasihat verebilmek amacıyla, gölün kenarına yoğurt mayasıyla gitmiş. Eline kaşığı almış ve başlamış mayayı göle dökmeye. Hoca’yı görenler şaşırmış; “Hoca sen ne yapıyorsun?” demişler hayret içinde. Hoca bir göle bakmış, bir şaşkınlıkla kendisini izleyenlere ve gülerek : “Göle yoğurt mayası çalıyorum.” demiş. Birisi Hoca’nın yanına yaklaşıp : “Olur...

Fare İle Aslan Masalı

Ormanlar kralı aslan ormanda bir gün, yatmış uyuyormuş. Minik bir fare aslanın üzerinde dolaşmaya başlamış.Aslan sinirlenerek uyanıp fareyi yaklamış. Tam pençesini kaldırdığı sırada fare yalvarmış: -Ne olur beni bırak! Gün olur benimda sana bir iyiliğim dokunur, demiş. Aslan farenin bu sözlerine gülerek:  -Sen küçük bir faresin, bana ne iyiliğin dokunur ki deyip,fareye acımış ve fareyi bırakmış. Fare sevinerek oradan uzaklasmış Aradan...

Karınca ile Ağustos Böceği Masalı

Ağustos Böceği ile Karınca Masalı Eğlenmeyi oldukça seven bir ağustos böceği varmış. Bu ağustos böceği devamlı saz çalar, şarkı söylermiş. Tüm gününü bu şekilde geçirirmiş. Derken güzel, sıcak günler bitmiş, kış gelmiş. Artık havalar oldukça soğuk ve yağışlı imiş. Ağustos böceği şarkı söyleyemez hale gelmiş. Soğuktan oldukça üşüyormuş ve karnıda oldukca açıkmış. Fakat yiyeceği yokmuş. Çünkü tüm yazı saz çalarak ve...

Kargayla Tilki Masalı

Kargayla Tilki Masalı Tilkiyi bilirsiniz, pek kurnazdır kendileri. Hele bir de yemek gördüler mi, kurnazlıkları iki kat olur. Bir gün, ormandaki bir ağacın dalında neşe ile dans eden bir karga varmış. Karga çok mutluymuş, çünkü ağzında kocaman bir peynir parçası varmış, karga bulduğu peyniri yiyeceği için çok ama çok mutluymuş. Ağzındaki kocaman peyniri tam midesine indirmek üzereymiş ki, oradan geçmekte...

Tilkiyle Leylek Masalı

Tilkiyle Leylek Masalı Çok uzak bir ormanın derinliklerinde, birbirine komşuluk eden tilki ve leylek yaşarmış. Tilki, misafirperver bir şekilde, bir gün komşusu leyleği yemeğe davet etmiş. Lezzetli mi lezzetli bir kurbağa çorbası yapmış. Çorbanın kokusu ormanı büsbütün sarmış. Pişmiş etin kokusunu alan leylek sabırsızlıkla akşam yemeği beklemeye başlamış.Kurnaz tilki, çorbayı derin olmayan düz bir kaba koymuş. Leylek, uzun gagasıyla ne yapmışsa...